İsa bir tekneye binip Galile Denizi’nin karşı kıyısına geçti, kendi kentine ulaştı. 2Yatakta yatan bir inmeliyi O’na getirdiler. İsa onların imanını görünce inmeliye, “Yüreklen, oğul!” dedi. “Günahların sana bağışlandı.” 3O anda dinsel yorumculardan bazıları aralarında, “Bu adam sövüyor!” diye mırıldandılar.
4İsa onların ne düşündüklerini bilerek, “Yüreklerinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?” dedi. 5“Hangisi daha kolaydır? ‘Günahların sana bağışlandı’ demek mi, yoksa ‘Kalk yürü’ demek mi? 6Öyleyse, İnsanoğlu’nun yeryüzünde günahları bağışlamaya yetkili olduğunu bilmeniz gerekiyor.” Ardından İsa inmeliye döndü, “Kalk, yatağını al ve evine git” dedi.
7Adam kalkıp evine gitti. 8Topluluk olayı görünce korkuya kapıldı. İnsanlara böylesi yetki veren Tanrı’yı yücelttiler*.
Matta’ya Yöneltilen Çağrı 9-13
(Markos 2:13-17; Luka 5:27-32)
9İsa bir yoldan geçerken, Matta adında birinin gümrük yerinde oturduğunu gördü. Ona, “Ardım sıra gel” dedi. O da kalkıp İsa’nın ardı sıra gitti. 10İsa, Matta’nın evinde sofrada oturmuşken, gümrük vergisi toplayanlarla günahlılardan oluşan büyük bir topluluk gelip O’nunla ve öğrencileriyle birlikte sofraya oturdu. 11Bunu gören Ferisiler İsa’nın öğrencilerine sordu: “Öğretmeniniz niçin gümrük vergisi toplayanlarla, günahlılarla birlikte yemek yiyor?”
12İsa bunu duyunca onlara, “Sağlamlara değil, hastalara doktor gerekir” dedi. 13“Gidin de şunun anlamını öğrenin: ‘Ben kurban değil, acıma isterim.’ Çünkü doğru kişileri değil, günahlıları çağırmaya geldim.”
Oruç Sorunu Aydınlatılıyor 14-17
(Markos 2:18-22; Luka 5:33-39)
14Bunun üzerine Yahya’nın öğrencileri İsa’ya yaklaşıp sordular: “Niçin Ferisiler’le bizler oruç tutuyoruz da öğrencilerin oruç tutmuyor?” 15İsa onları yanıtladı: “Güvey* kendileriyle birlikteyken yakınları yas tutar mı? Ama güveyin onlardan alınacağı günler gelecek, o zaman oruç tutacaklar.
16“Hiç kimse eski bir giysiye yeni bir kumaş parçası yamamaz. Çünkü yama giysiyi yırtıp parçalar ve daha beter bir yırtık oluşur. 17Ne de yeni şarabı eski tulumlara koyarlar. Bunu yaparlarsa tulumlar yırtılır, hem şarap telef olur hem de tulumlar parçalanır. Bunun yerine yeni şarabı yeni tulumlara koyarlar. Böylece her ikisi de korunmuş olur.”
İmanla Sağlık Bulan Kadın, Ölümden Diriltilen Kız 18-26
(Markos 5:21-43; Luka 8:40-56)
18İsa çevresindekilere bunları açıklarken, sinagog başkanlarından biri O’na yaklaşıp ayaklarına kapandı. “Kızım şimdi öldü” diyerek yakındı, “Ama sen gel, elini onun üstüne koy, yaşayacaktır.” 19İsa kalkıp öğrencileriyle birlikte onun ardı sıra gitti.
20Bu arada, on iki yıldan beri bedeninden kan akan bir kadın geriden yaklaşıp O’nun giysisinin saçak püskülüne eliyle değdi. 21Çünkü yüreğinden, “Salt giysisine değsem hastalığımdan kurtulacağım” diyordu.
22İsa geri dönüp onu görünce, “Yüreklen kızım” dedi. “İmanın seni kurtardı.” O anda kadın hastalığından kurtuldu.
23İsa sinagog başkanının evine varıp ney çalanlarla gürültücü topluluğu görünce, 24“Çekilin!” dedi. “Çünkü kız ölmedi, uyuyor.” Ona alaylı alaylı güldüler. 25Topluluk dışarı çıkarılınca İsa içeri girdi. Kızı elinden tuttu, kız ayağa kalktı.
26Bu haber tüm bölgeye yayıldı.
Gözü Görmeyenlerin Dileği, İsa’nın Yeteneği 27-31
27İsa oradan geçerken, gözleri görmeyen iki kişi ardı sıra gelerek, “Bize acı, ya Davut Oğlu!” diye bağırdı. 28İsa eve varınca gözü görmeyen adamlar O’nun yanına geldi. İsa onlara bir soru sordu: “Bunu yapma gücünde olduğuma inanıyor musunuz?” Adamlar, “Evet, ya Rab” diye yanıtladı.
29Bunun üzerine İsa onların gözlerine dokundu. “İmanınız uyarınca sizlere sağlansın” dedi. 30Adamların gözleri açıldı. İsa onları sıkı sıkı uyararak, “Dikkat edin, bunu kimse bilmesin*” dedi. 31Ama onlar dışarı koşup tüm bölgede O’nun ününü yaymaya koyuldular.
Dostu Düşmanı Şaşırtan Güç 32-34
32Onlar ayrılınca, cine tutulmuş bir dilsizi İsa’ya getirdiler. 33Cin dışarı çıkarılınca dilsiz konuştu. Topluluk şaşkın şaşkın, “İsrail’de böylesi hiç görülmemiştir” diyordu.
34Ne var ki Ferisiler, “Cinlerin başkanı aracılığıyla cinleri çıkarıyor” diyorlardı.
Toplumun Bunalımı Karşısında Duyulan Acı 35-38
(Luka 10:2)
35İsa tüm kentleri ve kasabaları dolaşarak onların sinagoglarında öğretiyor, hükümranlığın Sevinç Getirici Haberi’ni yayıyor, her tür hastalığı ve zayıflığı sağlığa dönüştürüyordu. 36Toplulukları görünce onlara karşı yüreği acıyla doldu. Çünkü ‘çobanı olmayan koyunlar gibi’ üzgün ve dağınıktılar. 37O zaman öğrencilerine, “Biçilecek ürün bol, ama işçiler az” dedi. 38“Bu nedenle, ürünlerin Rab’bine dua edin, ürününün biçilmesi için işçiler göndersin.”
